•  
ALT ISLATMA (ENÜREZİS) 03 Ağustos 2021

Bu yazımızda çocuklarda alt ıslatma (enürezis) problemine değindik. Yazımız “Çocuk Gelişimi ve Ruh Sağlığı” isimli kitabımızdan alınmıştır.

Enürezis, beş yaşından büyük çocuklarda uyku sırasında, tekrarlayıcı nitelikte istemdışı idrar yapılması olarak tanımlanmaktadır.
Çocukların uygun yerlere kaka ve idrar yapma alışkanlığını kazanması için önce kasların ve sinirlerinin olgunlaşması gereklidir. Sonra da zamanında ve doğru tuvalet eğitiminin verilmesi. Çocuklar üç-beş yaşları arasında idrarını hem gece hem gündüz kontrol edebilecek biyolojik olgunluğa ulaşırlar. Eğer bu yaştan sonra haftada en az iki kez gece altını ıslatma görülüyorsa enürezis tanısı konulabilir.
Enürezise genetik, organik ya da metabolik ve psikolojik nedenler yol açmaktadır. Genetik nedenler %75 oranında rol oynamaktadır. Altını ıslatan çocukların ailelerinde %65 ve kardeşlerinde %27 oranında ıslatma saptanmıştır. Ürogenital sistem enfeksiyonları, anomalileri, mesane fizyolojisi ile ilgili sorunlar, bazı nörolojik bozukluklar, metabolik hastalıklar, hormonal etkenler gibi organik ya da metabolik nedenlere bağlı enürezis olguları gözlenmektedir.
Enürezise neden olan psikolojik etkenler ise çok çeşitlidir. Hatalı tuvalet eğitimi enürezise zemin hazırlayan nedenlerden biridir. Erken ya da geç başlanan ve baskılı olan tuvalet eğitimi buna sebep olabilir. Tuvalet eğitimine çocuğun işeme kasları üzerindeki denetimini kazanmaya başladığı bir buçuk yaşından önce ya da iki buçuk yaşından sonra başlanılması uygun değildir. Erken başlanıldığında yaşanan güçlükler çocuğun ileride bu konuda aile ile inatlaşmasına neden olabilir. İşeme kasları üzerinde denetimi olmasına karşın gerekli tuvalet alışkanlığının öğretilmesi de çocuğa bezine yapmasının uygun olduğu mesajını verecektir. Ayrıca aşırı titiz, temiz, düzenli annenin katı ve baskılı tuvalet eğitimine çocuk isyan eder. Tepki niteliğinde altını ıslatır ve uygun olmayan yerleri kirletir.
Olumsuz aile tutumları enürezise ortam hazırlayabilir. Ailenin aşırı koruyucu hoşgörülü tutumu çocuğun bebeksi kalma eğilimlerini destekleyerek bu duruma yol açabilir. Özellikle yedirilen, giydirilen, anne baba ile yatmasına müsade edilen, olgunlaşma olanağı verilmeyen çocuklarda enürezis sık görülmektedir.
Ölümler, ayrılıklar, hastalıklar, göç, geçimsizlikler, boşanma gibi aile düzenindeki önemli değişiklikler ve sorunlardan sonra enürezis başlayabilir. Psikososyal stres yaratan durumlardan (yuvaya başlama, kardeş doğumu, hastaneye yatma gibi) örseleyici yaşantılardan, alışılmadık dayak ve cezalardan, ameliyatlardan, ciddi korkulardan sonra da görülebilir.
Ayrıca zeka geriliği olan çocuklarda idrar ve dışkı kontrolü daha geç öğrenilir. Enürezis çocuklarda ergenlik çağına kadar kendiliğinden geçmektedir. %1 oranında daha yetişkin çağa kadar devam etmektedir.
Aile enürezisli çocuğu utandırıcı, aşağılayıcı, cezalandırıcı bir tutum içerisinde olmamalıdır. Çocuk arkadaşları ya da kardeşleri ile kıyaslanmamalıdır. Çocuğa bunun bir hastalık olduğunu diğer çocuklarda da görülebildiği, kendisinin de işbirliği ile geçeceği söylenmelidir. Çocuğa yeterince ilgi ve sevgi gösterilmelidir. Yaşına uygun davranışları desteklenmeli, ona olgunlaşma olanağı verilmelidir. Tuvalet eğitimi bir buçuk, iki buçuk yaşları arasında verilmelidir. Bu eğitimde ne aşırı katı ve baskılı ne de aşırı hoşgörülü ve disiplinsiz olunmamalıdır.
Çocuğun gece işemelerini kontrol altına almak amacıyla sıvı kısıtlaması yapılabilir. Akşam yemeklerinden sonra sıvı gıdalar en asgari düzeye indirilir. Böylece, uykudaki idrar miktarı azaltılmış olur. Ayrıca, çocuk uyuduktan bir-bir buçuk saat sonra uyandırılarak tuvalete gitmesi sağlanır. Gerek görülürse gecede iki kez çişe tutulabilir. Bunlar çocuk tamamen uyanık hale getirilerek yaptırılmalıdır. Bu çocukların çoğunda uykunun derin olduğu saptanmıştır. Derin uykuda sidik torbasının büzücü kasları gevşemekte ya da işeme uyarılması çocuğu uyandırmaya yetmemektedir.
Çocuğun problemin çözümüne katılımı ve sorumluluk alması sağlanmalıdır. Bu amaçla çocuğa ıslak ya da kuru kalktığını kaydedebileceği bir çizelge hazırlanabilir. Çocuktan her sabah durumunu gösterir bir işareti bu çizelgeye kendisinin koyması istenir. Örneğin, kuru kalkılan günler için güneş, ıslak kalktığı günler için yağmur resmi yaptırılabilir. Çocukla bir anlaşma yapılır. Eğer belli sürelerde yapılan kontrollerde (haftalık, aylık olabilir) çizelgedeki kuru günlerin sayısı amaçlanan seviyeye ulaşılmışsa çocuk ödüllendirilir. Kuru kalkılan günlerin sayısı ile ilgili beklenti çocuğu ıslak kalktığı günlerin sayısına göre ayarlanmalıdır. Örneğin, yatağını her gün ıslatan bir çocuk için başlangıçta haftada dört gün kuru kalkması bir ilerlemedir ve ödüllendirilebilir. Bu ödül, hem çocuğun isteğine ve durumuna hem de aileye uygun olmalıdır.
İdrar kesesinin tonusunu ve kapasitesini artırmak için çocuğun gün içinde çişi geldiği zaman bir süre tutması (başlangıçta bir-iki dakika) ve bu süreyi giderek arttırmaya çalışması sağlanmalıdır.
Bazı çocuklarda bu sorun bebeklikten beri süregelmektedir. Bu grupta daha çok genetik yatkınlık, biyolojik ve gelişimsel etmenler sorumlu tutulmaktadır. Bazı çocuklarda ise en az bir yıl kuru kalınan bir dönemden sonra altını ıslatma görülmektedir. Bu grupta ise daha çok psikolojik ve medikal etmenlerin sorunu başlattığı öne sürülmektedir.

Çocuk Gelişimi ve Ruh Sağlığı (4. Basım / Ocak 2020) - Nobel Akademik Yayıncılık
Ed: Prof. Dr. Fatma Gül Cirhinlioğlu
ISBN: 978-605-320-062-8

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.